<div><strong>Metin MERCİMEK</strong>“Unutmamız gerekir ki, çocuklarımız hayat desteğine hazırlanırken, yardım değil, bizden destek bekliyorlar.”Çocuklarımıza güvenmek ve fırsat vermek, gelecekte başarılı olmaları için önemli bir etkendir. Peki çocukları hayat mücadelesine nasıl hazırlamamız gerekir? Öncelikle bu konuya bir örnek vererek başlamak istiyorum:“Bir gün iki arkadaş yolda yürürlerken kelebek kozası görmüşler. Kelebek ince narin kanatları ile kozayı açıp dışarıya çıkmaya çabalıyormuş. Birisi kelebeğe yardımcı olmak için kozayı açıvermiş. Kelebek açılan kozadan kolayca dışarı çıkmış, ancak uçamamış ve yere düşmüş… Arkadaşı bunun üzerine “Sen ne yaptın, kozayı açtığın için kelebeğin mücadele etme ve başarılı bir uçuş için gereken kol kaslarını güçlendirme eylemine engel oldun” demiş. İşte çocuklarımız hayat mücadelesine hazırlanırlarken yardım değil, destek bekliyorlar. Onlara engel olmamıza değil, güvenmemize ve fırsat vermemize ihtiyaçları var. Çocuklar 0-2 yaş döneminde bakım- sevgi- ilgi ihtiyaçlarının karşılanmasıyla temel güven duygusu kazanırlar. 2-3 yaş döneminde özerklik girişimlerini, 3-5 yaş döneminde merak, deneme, inisiyatif ve girişimcilik izler. Çocukların hayata daha avantajlı olarak başlamaları ve erken dönem eğitiminden ve gelişiminden yeteri kadar yararlanmaları gerekir. Toplumdaki eşitsizliği gidermenin ve sosyal refahı sağlamanın en önemli yollarından biri, “Erken Çocukluk Dönemi”nin çocuklar üzerindeki önemine bir göz attığımız zaman, çocukluk evresinin sosyal, duygusal, bilişsel ve fiziksel bir gelişim oluşturduğunu görürüz. Bu gelişim, çocuğun hayatının ileriki dönemleri açısından çok önem taşımaktadır. Peki çocukları nasıl hedeflememiz gerekir? Bu konuda uzmanlardan almış olduğum bilgilere göre, çocuğun evrensel etik ve ahlaki değerlere sahip olması. Ayrıca kitap dostu ve öğrenme isteğinin oluşması. Bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip eden ve kullanan olmalı. Diğer taraftan insanlarla etkin ve etkili iletişim kuran bir tutum içinde bulunmalı. Yine doğaya çevreye, insan hak ve özgürlüklerine saygılı olmalı. Bir başka açıdan düşünce ve hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir tutumu bulunmalı. Tüm bunların dışında kendine güvenen, katılımcı, soru soran bir kişiliği hedeflemesi gerektiği bildirilmiştir. Erken çocukluk döneminde, çocuklarımız; karar verme, seçim yapma, sıralama, problem çözme, akıl yürütme, sosyalleşme, bir arada yaşama, sorumluluk becerileri kazanmak için onlara güvenmemizi ve sabırlı olmamızı, bir de fırsat vermemizi beklemektedirler.</div>